Ben Geldim

Kulluğum başımda billûrdan bir taç,
Kullukla erilmez pâyeye erdim.!
Kapında bu benden hep Sana muhtaç;
Aç kapını, tut elimden ben geldim!

Duydum büyünü en engin bir hazla,
Koşarken koşanlar hep Sana nazla;
Bense, işte şu tutarsız niyâzla,
Aç kapını, tut elimden ben geldim!

Kalmadı korkum yakından-ıraktan,
Her şeyi çözen, çürüten topraktan;
Tek endişem var, o da son duraktan;
Aç kapını, tut elimden ben geldim!

Fikirler bomboş ve hudutsuz fezâ,
Duyulup görülen rûhlara ezâ,
El açıp herkes durunca niyâza,
Aç kapını, tut elimden ben geldim!

Ses ver, öteden nağmeler duyulsun!
Ünsün akıp akıp rûhuma dolsun.
Kaybedenler yitirdiğini bulsun,
Aç kapını, tut elimden ben geldim!

Üst üste şafaklar söksün çöllerde,
Açsın bahtımın ikbali her yerde;
Tıpkı bir tulû gibi perde perde,
Aç kapını, tut elimden ben geldim!

Doğup esince nûrun tepelerden,
Duyulduğunda nâmın kubbelerden;
Taşarken celâlin minarelerden,
Aç kapını, tut elimden ben geldim!

Hep uzak olsam da Sen yanımdaydın,
Bütün benliğime nûrunu yaydın;
Sen’inle olunca günlerim aydın,
Aç kapını, tut elimden ben geldim!

Rûhumda hafakan, boynumda kement,
Hatırımı yakîninle mâmûr et!
Hâlim sana ayân, eyle inâyet!
Aç kapını, tut elimden ben geldim!

M. Fethullah Gülen

Belki, “Artık Yeter” Diyorsun.

Belki, “Artik yeter!” diyorsun…
Belki de kendinden geçmişsindir.
Belki de ağlıyorsundur.
Belki de bütün musibetlerin sonunda eline bir şey geçip geçmeyeceğini düşünmektesin.
Duy! Rabbin sana söylüyor.
Sabredenlere, felaketlere karşı göğüs gerenlere, mükafatları hesapsız ödenecektir!
Belki de onca insanın içinde neden senin seçildiğini soruyorsun
Oysa Rabbinin seçtikleri kıymetlilerdir.
İçinizden mücahitlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya kadar elbette sizi deneyeceğiz.
Hayat bir imtihan değil mi?
Her soru ebedi hayatında yer olan bir tuğla…
Nefes alıp verdiğin her an yeni bir soruya gebe.
Onlar olmasaydı sonsuzluk yurdunda sana ait hiç birşey olmayacaktı..
Derdin yoksa üzül asıl.
Dertliysen bil ki…
“O”, seni seviyor…
Bak! Sevdiğin ne diyor?
Allah(Celle Celaluhu), hayrını dilediği kişiyi sıkıntıya sokar..
Belki sen Ashab-ı Uhud kadar acı çekmedin?
Hani kralları onları iman ettikleri için
Ateş dolu hendeklere attırmıştı ya..
Belki sen Ebu Zer(R.A.) kadar acı çekmedin…
Amcası inandığı için onu hasıra sarıp yakmıştı ya…
Belki sen Vahşi kadar acı çekmedin.
Sevgilisi ona “Bana görünme!” demişti ya…
Belki sen, Yakup(A.S.) kadar acı çekmedin…
Yusuf’u (A.S.) elinden alınmıştı ya…
Belki sen Hatice (R.A.) kadar acı çekmedin…
Efendimiz(S.A.V.) yurdundan kovulmuştu ya..
Unutma!
Rabbin kimseye dayanabileceğinden fazlasını yüklemez.
Belki kalbindir acıyan,
Belki bedenin,
Belki de ruhundur kıvranan,
Belkide yokluktur seni saran,
Belki de bin bir türlü muamma…
Her ne durumda olursan ol.
Diline yakışır bu dua;
La İlahe İlla Ente Subhaneke İnni Küntü Minezzalimin…
Senden başka ilah yoktur!
Sen bütün noksanlıklarından münezzehsin.
Şüphesiz ben nefsine zulmedenlerden oldum…
Sen bağışla beni.
AMİN…