Uzun süredir böyle bir yazı yazmayı planlıyor, fakat işlerimin yoğunluğundan yazmaya vakit bulamamıştım. Başlık yanlış anlaşılmasın, kimsenin ekmeğine mani olmadım, olmak gibi bir amacım da olmadı hiçbir zaman.
Uzun süredir bir büyüğüm ve kadim dostum olarak bildiğim, girişimci ve etraflıca sevilen bir insanın mantıksız hareketlerine şahit oldum.
Mizacım gereği insanlarla mümkün olduğu kadarıyla ve yapmacık hareketlere meyil vermeden dostluk kurmaya çalışıyorum. Söz konusu kişi de çalışmalarından ötürü sevdiğim, saydığım ve saygı duyduğum bir büyüğümdü.
Ramazan öncesi, kendisiyle ve ortak 3-4 arkadaşımızla olan bir görüşmede bir süre sonra gerçekleştirmek istediği bir projeyi samimi bularak anlattı. Ortamda ortak arkadaşların olması nedeniyle rahat olduğu için projeyle ilgili temel bilgileri aktardı. Nasıl olur?, Tutulur mu?, Nasıl bir yol izlemeliyiz? gibi sorularla biraz hasbihal ettik. Velhasıl, konuşma sonrası kafamda söz konusu kişinin böyle bir projeyi gerçekleştirmek istediği ve projeye başladığı fikri oluştu.
Aynı gün içerisinde çok sevdiğim bir kardeşim İstanbul’a stajını tamamlamak üzere evimize geldi. 1 ay kalacak ve stajı sırasında da projeleri için görüşmeler yapacaktı. Geldikten birkaç gün sonra projelerini anlatmaya ve paylaşmaya başladı. İyimserliğinden ve kardeşlik sevgisinden şüphe etmediğim için ben de ileriye yönelik yapmak istediğim planlarımı ve projelerimi anlattım. Karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde birbirimizden görüş aldığımız birçok proje konusu geçti.
Hatta projelerinden bir tanesi de söz konusu kişinin görüşme sırasında bana anlattığı ve benimle paylaştığı projenin benzeri. Kardeşim olarak gördüğüm bu kişi, söz konusu anlatılan ve benzer olan projeye benim de dahil olmamı ve birlikte yapabileceğimizi söyledi. Ancak proje daha önce sözü geçen kişinin projesiyle hemen aynı oldu için, tereddütte kaldım. Sonuç olarak projeyle alakalı birşeyler konuşmamıza rağmen hiçbir çalışma yapmadık. Projeye dahil edilecek tüm kişilerin de ortak görüşü, aynı projeyi falanca kişi yapıyorsa doğru olmaz şeklindeydi.
Zaten bu süreç içerisinde ben sağlık sorunlarım nedeniyle Denizli’ye gelmiştim. Söz konusu kişiye bu tarzda bir çalışma düşünülüyor diye anlatacak ne vaktim ne de fırsatım olmadı.
Gel zaman git zaman projeyle alakalı hiçbir şey yapılmadı. Çünkü yapılmayacaktı! Sonra hiç tahmin etmediğim bir zamanda, Ramazan bayramı günü bir hışımla beni arayan kişi söz konusu projesini anlatan kişiydi. Projeyi neden geliştirdiğimle alakalı aradığını söyledi. “Söz konusu bir proje olmadığını, sen böyle bir proje geliştirdiğini benimle paylaştığın için, biz de projeden vazgeçtik.” doğrultuda açıklama yaptım.
Olayların böyle seyretmesi proje sahibinin hakkımda olumsuz düşünmesine sebep oldu. Hatta çevrelerimizin bir kısmının ortak olması nedeniyle yakın arkadaşlarımdan, hakkımda asılsız konuştuğu bilgisi dahi geldi. Kendisiyle defalarca konuşup, durumu izah etmeye çalışsam da, hırs mı denir kıskançlık mı denir bilemiyorum ama bu sebepten ötürü mantık ve anlayış noktalarını kapattığı için kendisiyle olan muhabbetimi sona erdirdim.
Bu olayı burada yazmamın sebebi, böyle bir durumdan rahatsız olmam. Benim kimseden habersiz yaptığım ya da gerçekleştirdiğim bir proje yok. Kim ne yaptığımı gayet iyi biliyor. Bilen insanlar projelerim ve çalışmalarım hakkında olumlu – olumsuz yorum yapıyor.
Çok şükür hiç kimseye hesabını veremeyeceğim bir durum yok. Vicdanım rahat ve elimden gelen açıklamayı yaptığımı düşünüyorum.

